|
Değerli Meslektaşım,
Yazıma Türk Siyasetinde çok önemli yeri olan Sayın Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın kalıcı ders mahiyetindeki yüzlerce önemli sözlerinden biriyle başlamak istiyorum.
“ ASIL MARİFET YÜK ALTINDA VE HİZMET ESNASINDA SADIK VE SAĞLAM KALABİLMEKTİR. YOKSA ÇAY SOHBETLERİNDE VE EDEBİYAT KÜRSÜLERİNDE KAHRAMANLIK SATMAK KOLAYDIR.”
“BİZLERİN YAPMASI GEREKEN YALANLA VE ÇİRKİNLİKLE UĞRAŞMAK DEĞİL, DOĞRU VE GÜZEL OLANLA UĞRAŞMAKTIR.”
Ayrıca hocam, kendisini ve buluşlarını taklit edenlere de “sizi gidi taklitçiler sizi” derdi ve taklitçilere projenin kendisine ait olduğunu da hatırlatırdı.
Türkiye’de ilk defa Emlakçılar Derneği’ni 1956 yılında İstanbul’da , rahmetle andığım değerli ağabeylerim kurmuştur. Çok uzun yıllar sonra Derneği çok meşakkatli ve uzun yollar kat ederek Meslek Odasına dönüştürmeyi başardım. Dünya Emlakçılarıyla iş birliğini sağladım. Dünya Emlak Federasyonları’nın çatısı altına girerek, fahri konsolos gibi Türkiye’nin tanıtımında önemli rol aldım.
1956 yılında kurulan ve işlevsel olarak ‘’ Kanarya Sevenler Derneği’’nden farkı olmayan 8.600 üyeli Emlakçılar Derneği’ni kamu kurumu niteliğinde Oda’ya dönüştürdüğümde fesh ettim.
Yine bir ilki gerçekleştirerek Dünya Emlakçılarını İstanbul’a getirmeyi başararak, Konferans gerçekleştirdim. Yani ev sahipliği yaptım. Lafın kısası bir duayen olarak üzerime düşen görevleri layıkıyla yapmaya çalıştım.
Daha iyisini yapmak, yani Emlak Komisyonculuğu ve Emlak Müşavirliği Kanun Tasarısı’nı hayata geçirmek ve Türkiye’de ki iki başlılığı bitirmek için mücadeleye devam ettiysek de, kendi meslektaşlarımızın ayak oyunlarıyla karşı karşıya kaldığımızdan dolayı maalesef kanunumuzu hayata geçiremedik. Meslek Odası, Ticaret Odası bünyesindeki Meslek Komitesi ve bir de Dernekleri eklediğimizde, camiamızın üç başlı imiş gibi görüntüsü bilen ve bilmeyenin konuştuğu ve bu nedenle de karmaşaya sebebiyet verdiği aşikârdır.
Maalesef kimilerinin genel başkan, kimileri başkan olabilmek sevdaları yüzünden hiçbir yaptırım gücü olmayan emlakçıların kurduğu dernekler yüzünden, bir anda Türkiye’nin her tarafında dernek çöplüklerine dönüşmesine şahit olduk. Yani anlayacağınız canı sıkılan çocuklarımız, eşlerimiz, büyükbabalarımız, annelerimiz vs. vs. vs. “Komşum dernek kurdu. Herkes ona başkan diye hitap ediyor,” veya “Oğlum bak, Ayşe Hanım’ın oğlu da dernek kurdu, herkes etrafında toplanıyor, başkanım, başkanım diyor. Hadi yavrum birkaç arkadaş sen de bul da, dernek kur ve başkan ol,” gibi özentiyle maalesef insanlarımız kendilerini tatmin için dernek kurmuş ve dernekler enflasyonunu yaratmışlardır.
Değerli meslektaşlarım; yapılan her eylemin neden ve sonuç ilişkisini kurmak gerekir. Bir ortak amaca hizmet etmelidir. Dernekten odaya geçiş süreci çoktan tamamlanmıştır. Amerika’yı bir kez daha keşfetmenin kimseye veya bu mesleğe ne katkısı vardır? Amerika zaten keşfedilmiştir.
Taklitçiliği değil, zoru başarmak önemlidir. Gelin, birlik ve beraberlik içerisinde zor olanı yani Emlak Komisyonculuğu ve Emlak Müşavirliği Kanun Tasarısı’nı hayata geçirelim. Saygılarımla. 26.02.2009 Sabri ATEŞ İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı
|